AĞIR DEPRESYON

uye
ozgu
30.11.2011 11:56

Durum : Kapalı (30.11.2011 13:37)
AĞIR DESPRESYON TANISI İLE İLGİLİ BİLGİ RİCA EDİYORUM.İLAÇ TEDAVİSİNİN YANINDA TEKRAR NÜKSEDEN AĞLAMA KRİZLERİ VE MUTSUZLUK HALİ İÇİN ÖNERİLERİNİZ??

Cevaplar

uzman
Adem Esen
30.11.2011 12:50
merhaba;
Depresyondaki bir hasta çevresine ve hekime "çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi, yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yalnız başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile geliyor. Bazen de artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahtan kesildim, kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde yakınmada bulunur.
Majör depresyonda ilk episod çocukluğun ilk yıllarından yaşlılığa kadar herhangi bir zamanda ortaya çıkabilirse de, hastaların önemli bir bölümünde ilk depresyon çocuklukta ya da adolesan döneminde görülür.

Bazı kişilerde tam hastalıktan önceki aylarda anksiyete, fobiler, daha hafif depresif semptomlar ve panik nöbetleri gibi bir dizi semptom görülebilir; bazılarında genellikle önemli bir stresli yaşam olayının ardından oldukça ağır bir majör depresif hastalık gelişebilir. Bazen klinik tabloya somatik semptomların hakim olması hekimin duygudurumu değişikliklerin daha belirgin hale gelmesine kadar altta yatan olası fiziksel hastalığı araştırmasına yol açar.
Genellikle depresyonun 6 aya kadar süren sınırlı süreli bir hastalık olduğu, bundan sonra tam iyileşme olduğu düşünülürse de, WHO’nun tüm dünyada 14 merkezde yaptığı bir ruhsal bozukluklar çalışmasında depresyon olan kişilerin %66’sının bir yıl sonra da bir ruhsal bozukluk için kriterlere uymaya devam ettiği, %50’sinde depresyon tanısı konduğu bulunmuştur.
sizin bahsettiğiniz kişiye ağır (majör) depresyon tanısı konulduysa tanıyı koyan kişinin majör depresyon hakkında bilgilendirmiş olması gerekmektedir. Major depresyonda genel olarak yukarıda bahsettiğim yakınmaları olan kişilerin bu yakınmalarını çok yoğun hissetmesi ve günlük yaşamının bu yakınmalardan olağan üstü derecede etkileniyor olması beklenir.
ağır depresyon tanısı konulan kişinin yaşı, ne zamandan beri depresif duygu durumu içinde olduğu; çevresel faktörlerin depresif duygu durumuna etkilerinin neler olduğu; depresif kişinin ruhsal yapılanmasının (nevrotik, sınır, psikotik) ne olduğu;eğitim düzeyi; daha önce uygulanan tedaviler vb gibi pekçok bilgi elde edildikten sonra daha uygun öneriler sunabilirim.
ama genel olarak şunu söyleyebilirim; depresyon tedavilerinde ilaç tedavisinin yanısıra psikoterapi yapılmasının hastalığın tekrar nüksetmesini önlediği sonuçları elde edilmektedir. ayrıca intihar riski ciddi olarak ele alınması gereken bir konudur. bilişsel - davranışçı psikoterapinin depresyon tedavilerinde çok etkili olduğuna dair sonuçlar elde edilmektedir.
umarım verdiğim bilgiler faydalı olur. geçmiş olsun.

uzman
Adem Esen
30.11.2011 13:37



merhaba;
Depresyondaki bir hasta çevresine ve hekime "çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi, yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yalnız başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile geliyor. Bazen de artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahtan kesildim, kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde yakınmada bulunur.
Majör depresyonda ilk episod çocukluğun ilk yıllarından yaşlılığa kadar herhangi bir zamanda ortaya çıkabilirse de, hastaların önemli bir bölümünde ilk depresyon çocuklukta ya da adolesan döneminde görülür.

Bazı kişilerde tam hastalıktan önceki aylarda anksiyete, fobiler, daha hafif depresif semptomlar ve panik nöbetleri gibi bir dizi semptom görülebilir; bazılarında genellikle önemli bir stresli yaşam olayının ardından oldukça ağır bir majör depresif hastalık gelişebilir. Bazen klinik tabloya somatik semptomların hakim olması hekimin duygudurumu değişikliklerin daha belirgin hale gelmesine kadar altta yatan olası fiziksel hastalığı araştırmasına yol açar.
Genellikle depresyonun 6 aya kadar süren sınırlı süreli bir hastalık olduğu, bundan sonra tam iyileşme olduğu düşünülürse de, WHO’nun tüm dünyada 14 merkezde yaptığı bir ruhsal bozukluklar çalışmasında depresyon olan kişilerin %66’sının bir yıl sonra da bir ruhsal bozukluk için kriterlere uymaya devam ettiği, %50’sinde depresyon tanısı konduğu bulunmuştur.
sizin bahsettiğiniz kişiye ağır (majör) depresyon tanısı konulduysa tanıyı koyan kişinin majör depresyon hakkında bilgilendirmiş olması gerekmektedir. Major depresyonda genel olarak yukarıda bahsettiğim yakınmaları olan kişilerin bu yakınmalarını çok yoğun hissetmesi ve günlük yaşamının bu yakınmalardan olağan üstü derecede etkileniyor olması beklenir.
ağır depresyon tanısı konulan kişinin yaşı, ne zamandan beri depresif duygu durumu içinde olduğu; çevresel faktörlerin depresif duygu durumuna etkilerinin neler olduğu; depresif kişinin ruhsal yapılanmasının (nevrotik, sınır, psikotik) ne olduğu;eğitim düzeyi; daha önce uygulanan tedaviler vb gibi pekçok bilgi elde edildikten sonra daha uygun öneriler sunabilirim.
ama genel olarak şunu söyleyebilirim; depresyon tedavilerinde ilaç tedavisinin yanısıra psikoterapi yapılmasının hastalığın tekrar nüksetmesini önlediği sonuçları elde edilmektedir. ayrıca intihar riski ciddi olarak ele alınması gereken bir konudur. bilişsel - davranışçı psikoterapinin depresyon tedavilerinde çok etkili olduğuna dair sonuçlar elde edilmektedir.
umarım verdiğim bilgiler faydalı olur. geçmiş olsun.